 |
Riskli gebelik"
Hamileliklerin çoğu sorunsuz geçer.
Ancak bazı hamilelikler ya baştan problemlidir, ya da hamileliğin ilerleyen
safhalarında sorunlar ortaya çıkar. Peki riskli gebelik hangi durumlarda oluşur? |
Hamileliklerin pek çoğu problemsiz seyreder ve hayal
edilen sağlıklı bebek ve anne ile mutlu sona veya başlangıca
ulaşır. Ancak bazı hamileliklerde ya baştan var olan veya
ilerleyen gebelik haftalarında ortaya çıkan, bazen annenin
bazen bebeğin ve çoğu zaman da her ikisinin sağlığını tehdit
eden problemler ortaya çıkar. İşte bu hamileliklere doğum
biliminde genel olarak "riskli gebelik" nitelemesi
yapılmaktadır.
Tanımında da belirttiğimiz gibi baştan çok normal görünen bir hamilelikte bile
sonradan ciddi problem yaşanabileceği için "riskli" olsun olmasın bütün
gebeliklerin uzman takibi altında olması büyük önem taşır. Doğum uzmanları anne
veya bebek açısından normalin dışına çıkan çoğu sorunu çözümleyebilir ancak
oldukça karmaşık bazı durumlarda bu konularla öncelikle uğraşan Perinatoloji
Fetal Tıp merkez ve uzmanlarının yardımına başvururlar.
Anne adayının yüksek tansiyon, şeker, kalp, böbrek, karaciğer vs. gibi bazı
hastalıkları hamilelik süresince ağırlaşma eğilimine girer. Bu nedenle bebek
için plan yapıldığında genel sağlık sorunlarının varlığı veya derecesi
belirlenmelidir. Bu hiçbir zaman genel sağlık problemleri olan bir kadının anne
olamayacağı anlamına gelmez. Hatta şunu önemle belirtmek gerekir ki toplumda bir
çok çocuk sahibi olabilecek kadın yersiz ve abartılmış uyarılar yüzünden
gebelikten kaçınmaktadır. Kendini bu durumda bulan herkes mutlaka birden fazla
uzman görüşü almalı ve bebek sahibi olmaktan gereksiz yere mahrum olmamalıdır.
Bağışıklık sistemine ait hastalıklar gebelikte değişik seyir gösterirler. Örnek
olarak Lupus ağırlaşabilir, aynı kalabilir veya iyiye doğru da gidebilir.
Astım genellikle hamilelikte daha iyiye gitme eğilimindedir. Hamilelikte bir çok
cilt problemi ortaya çıkar ama pek çoğu önemsizdir ve doğumla beraber geçer,
sadece seyrek görülen bazı cilt hastalıkları ağır seyredebilir. Hamilelik
damarlar ve kan pıhtılaşmasında değişiklikler yaratır. Bu yüzden kanın zor veya
kolay pıhtılaşmasına yol açan hastalıklar gebelikle yakından ilgilidir.
Anne adayının daha önce düşükler yapmış olması sebebi bilinsin bilinmesin mevcut
gebeliği de riskli kılar. Önceki düşüklerin haftası, nasıl olduğu gibi detaylar
ve kan testleri ile mevcut gebelik takibi yönlendirilir. Çok erken düşüklerde
kromozom anormallikleri , üç-altı ay arasında düşüklerde rahim boynu yetmezliği,
daha sonraki fetal-doğum öncesi bebek-ölümü durumlarında annenin veya bebeğin
hastalıkları araştırılır.
Tümörler genç kadınlarda hamilelik sırasında veya öncesinde ender olarak
karşımıza çıkabilir. Serviks-rahim boynu veya rahim ağzı kanseri, meme kanseri
ve Lösemi grubu hastalıklar bu alanda en çok rastlananlardır. Gebelik öncesi
veya başlangıcında memede kitle olup olmadığı yakın zamanda bir smear (rahim
ağzından alınan sürüntü testi) yapılıp yapılmadığı konusu unutulmamalıdır.
Tümörlerin değişik tip ve davranış biçimi olması nedeni ile gebeliğin devamı,
sonlandırılması, veya gebelik sırasında operasyonu her biri için faklılık
gösterir.
Günümüzün bu alanda en ileri teknolojilerinden biri de tümör dolayısı ile
yumurtalıkların alınması veya yumurtalıkların harabiyetine yol açacak
radyoterapi-ışın tedavisi öncesinde yumurtalığın bir kısmının alınarak
dondurulması ve hastanın bütün tedavileri yapıldıktan yıllar sonra bile tekrar
vücuduna nakledilerek çocuk sahibi olabilme imkanıdır. Bu teknik ülkemizde
merkezimizde uygulanabilmektedir. Genel olarak belirtmek gerekirse annenin
gebelik öncesi mevcut olan bazı hastalıkları hamilelik sürecini ve bebeği,
hamilelik de mevcut hastalığın seyrini tedavisini ve sonucunu etkiler.
Bebeğin gelişim anormallikleri ve hastalıklarının doğum öncesi teşhisi günümüzde
oldukça ileri boyutlara ulaşmıştır. Bunun sonucu kabul edilmesi gereken en son
gelişmelerle de artık anne rahmi içindeki bebeğin tedavisi gündeme gelmiştir.
Ultraosonografi altında izleyerek bebeğin sağlıklı doğmasını sağlamak için bir
çok işlem ve operasyon -Fetal Tıp Ünitemizde olduğu gibi ileri merkezlerde
yapılabilmektedir. Bu operasyonlar çoğunlukla bebeğin doğum haftasına gelene
kadar organlarının gelişmeye devam etmesi amacını taşır. Bu şekilde asıl tedavi
veya operasyonla bebeğin sağlıklı bir yetişkin olmasının yolu açılmış olur.
Birkaç örnek verirsek; bebeğin akciğerinde sıvı toplanması veya kistler
akciğerlerin gelişimini engeller, bunu bir shunt (göğüse konan bir tüp) ile
düzeltmek mümkündür. Aynı operasyon bebeğin idrar yolundaki tıkanıklığı gidermek
için mesaneye yapılabilmektedir. Bu yapılmadığı takdirde sonucu böbrek ve
akciğerlerinin gelişmemesi ve bebeğin kaybedilmesi kesin gibidir. Diyafram-göğüs
ve karını ayıran perde- kusurlarında karın organları göğüse geçerek yine yeni
doğan bebek için ölümcül durum oluşturur. Bu da Embryofetoskopi operasyonu ile
rahim içine ışıklı tüp ile girilerek yemek borusuna balon konması aracılığıyla
telafi edilebilir.
Anlaşılacağı gibi bu alandaki teknoloji ve imkanlarımız
hızla artmaktadır. Daha önce kesinlikle hayatla
bağdaşmayacak bazı hastalıklar anne karnında tedavi
edilebilmekte, kesinlikle hamileliğin "yasak" olduğu bir çok
kadın annelik hazzını tadabilmektedir |
|
|
|